Blog

 Tüketici Hukuku Dosya Masrafları Davaları
 Tüketici Hukuku Dosya Masrafları Davaları

Tüketici Hukuku Dosya Masrafları Davaları

TÜKETİCİ KİMDİR?

Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiye tüketici denir.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) uygulama alanının ve kapsamının belirlenmesi bakımından kimin tüketici olduğunun tespiti önemlidir. Mal veya hizmeti alanın tüketici kabul edilmemesi halinde kanunun sağladığı haklar söz konusu olmayacaktır.

Kanunda tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Tanımlama alıcının gerçek veya tüzel kişi olmasına bakmaksızın kişisel ihtiyaç amacıyla alınmasını ya da yararlanılmış olmasını öne çıkarmıştır. Buna karşın kişisel amaç taşımaksızın ticari veya mesleki amaç için edinenler ya da yararlananlar tüketici kabul edilmemiştir.

TÜKETİCİ NASIL MAĞDUR OLUYOR?

Tüketici almış olduğu hizmet veya mal karşılığında kendisine nispeten daha üstün konumda bulunan satıcı tarafından birçok şekilde mağdur edilmektedir. Mağdur olan vatandaşların birçok hakkı bulunmasına rağmen bu haklarından habersiz bir şekilde mal veya hizmet satın alan tüketiciler Tüketici Kanunu kapsamında korunmuştur. Tüketiciler değişik şekillerde satıcı tarafından mağdur edilmektedir.

Günümüzde tüketiciler genellikle bankalar ve kredi finans kurumları tarafından mağdur edilmektedir. Bankalar ve kredi finans kurumları tarafından dosya masrafı, yıllık kart ücreti, kredi açılış ücreti, kredi tahsis ücreti, yapılandırma ücreti, istihbarat ve komisyon gibi çeşitli başlıklar altında tüketicilerden haksız bir şekilde kesintiler yapılmaktadır. Kanun ve Yargıtay Kararlarına rağmen bankalar ve kredi finans kurumları tarafından söz konusu yasal olmayan kesintiler yapılarak tüketiciler halen mağdur edilmeye devam edilmektedir.

Taraflarca kararlaştırılmış olan ürünün örnek ya da modele uygun olmaması, objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet sitesinde ya da reklam ve ya ilanlarında yer alan özellikleri taşımaması durumda söz konusu ürün ayıplı mal olmaktadır. İstediği özellikleri taşımayan ayıplı mal veya hizmeti almak zorunda kalan tüketici bu şekilde mağdur edilmektedir.

Mağdur olan bilinçli tüketiciler mağduriyetlerinin giderilmesi ve zararlarının karşılanması için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına müracaat etmektedirler.
 

TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİNE BAŞVURU NASIL YAPILIR?

Tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkları çözümlemek ve tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürebilecek kararları almak üzere il ve ilçe merkezlerinde hakem heyetleri mevcuttur.

İl hakem heyetleri il merkezi sınırları içinde, ilçe hakem heyetleri ise ilçe sınırları içinde görevli ve yetkilidir. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.

Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetleri, mal ve hizmet bedeli Bakanlıkça her yılbaşında belirlenecek tutarın üzerindeki uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. 2015 yılı İl Tüketici Hakem Heyetleri için 3.300 TL, İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için 2.200 TL altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulması zorunludur. Bu heyetin vereceği karar tarafları bağlar. Taraflar bu karara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.

Uyuşmazlıklarla ilgili başvuru, uyuşmazlık konusunu içeren dilekçenin delil oluşturan ilgili belgelerle birlikte hakem heyetine verilmesiyle yapılır. Tüketici aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak birden çok hakem heyetine başvuramamaktadır.

Müracaatlar, başvuru tarih ve sırasına göre en geç bir ay içinde hakem heyetince görüşülür ve karara bağlanır.


TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ KARARLARININ HUKUKSAL NİTELİĞİ NEDİR?

Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar tarafları bağlar ve bu kararlar İcra ve İflâs Kanunu kapsamında ilâmların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre infaz edilir. Bu nedenle bu kararlar birer ilâm niteliğindedir. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararları ilam niteliğinde olduğu gibi kararların icrası için kesinleşme şartı bulunmamaktadır. Kararlar alındıktan sonra lehine hüküm verilen taraf kararların uygulanması için icra takibi başlatabilir. Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin bağlayıcı mahiyetteki kararlarına karşı taraflar 15 gün içerisinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.


TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ NEDİR? İTİRAZ EDİLMEZSE NE OLUR?

Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararlara karşı tarafların 15(onbeş) günlük yasal itiraz süresi bulunmaktadır. Bu süre içerisinde itiraz edilmemesi durumunda Hakem Heyeti kararı kesinleşmiş olur. 15(onbeş) günlük yasal süre kararın taraflara tebliğinden itibaren başlamaktadır. Sürenin geçmesi halinde yapılan itiraz usul açısından ret edilmektedir.

 

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARINI BANKAYA VERDİM BANKA ÖDEMİYOR?

Tüketici Hakem Heyetinden lehine almış olduğunuz kararın uygulanması ve paranızın iadesi için karşı taraf olan banka veya diğer kuruluşlara müracaat halinde genellikle ödeme yapılmamaktadır. Böyle durumda tüketici parasını iade alabilmesi için Tüketici Hakem Heyeti kararının gereği olarak İcra ve İflas Kanunu kapsamında yasal işlemlerini başlatması gerekmektedir.